Çiğdem Toker’in yazısından bir bölüm. Elazığ depreminde (bugünkü açıklamalara g…


588
11 shares, 588 points


Çiğdem Toker'in yazısından bir bölüm.  Elazığ depreminde (bugünkü açıklamalara g...

Çiğdem Toker’in yazısından bir bölüm.

Elazığ depreminde (bugünkü açıklamalara göre) ne yazık ki 38 yurttaş yaşamını yitirdi. Birinci önceliğin kayıpları azaltma, yaraları sarma çabası olduğuna kuşku yok. Nitekim kamu ile sivil toplum kurumları, yer yer göz yaşartıcı sahnelerine tanık olduğumuz biçimde bütün imkan ve kapasitelerini zorluyor.

Bununla birlikte, toplumda büyük kayıplara, hayatı değiştiren yoksunluklara yol açan olaylarda, devletin görev ve sorumluluklarının sorgulanması da son derece olağan. Vergisini sorguladı diye vatandaşı “Siyaset yapmayın” diye hizaya getirmeye çalışan herkes siyasetin alasını yapmaktadır.

Neden mi? Deprem bir doğa olayı -ya da işine öyle gelenlerin diliyle “kader”– olsa da sonuçlarının ağır ya da hafif olup olmaması tamamen siyasetle ilgili de ondan.

Gerçekte afet olmayan depremi, olduğu anda afete dönüştüren kötü binalar, bu binalara yol verenler, denetimsizlik, ardındaki rüşvet, kayırmacılık gibi etkenlerin tamamı siyasetle göbeğinden bağlantılı.

Eğer bu büyüklükteki bir depremde doğru düzgün önlemler zamanında alınsaydı, bir kişinin bile ölmeyebileceğini dünya örneklerinden biliyorsak hiçbir yöneticinin bize “Siyaset yapma” deme hakkı yoktur.

Dolayısıyla deprem vergilerinin nereye harcandığını sormak, siyasal İslam’ın dilini bize dayatan iktidar ile konforlarını iktidara borçlu olanları öfkelendirse de bir yurttaşlık görevidir.



kaynak


Paylaş:

588
11 shares, 588 points

Yorum

Yazı Formatı Seçiniz
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın